Anasayfa   Başkonsolosluk Hakkında   Çin-Türk İlişkileri   Konsolosluk Hizmetleri   Ekonomik-Ticari İlişkiler   Çin Hakkında   Başkonsolosluğun Sorumlu Bölgeleriyle İlgili   İstanbul'a Gelmek İçin Bilmek Gerekenler 
   Ana Sayfa > Haberler
 
Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei'nin Marmara Grubu Vakfı'nın Çin Temalı Toplantısındaki Konuşması
2019/10/09

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Süver,

Hanımefendiler, beyefendiler, değerli konuklar, hepinizi selamlıyorum, sizinle birlikte Çin Türkiye işbirliğini ele almaktan memnuniyet duyuyorum.

Bugün, Çin Halk Cumhuriyeti kuruluşu 70. yıldönümü kutlamaları sonrasındaki ilk mesai günü. Eylül ayının sonu ve Ekim ayının başında, Çin İstanbul Başkonsolosluğu olarak İstanbul'da birçok etkinlik düzenledik ve yine birçok Türk ve Çinli vatandaş bu etkinliklere katıldı. Kişilerin Çin hakkındaki bilgisi derinleşti ve Çin'e karşı dostane duyguları daha da yoğunlaştı. Önümüzdeki dönem işbirlikleri için de olumlu bir atmosfer oluşmuş oldu.

Geçtiğimiz 70 yılda, Çin olağanüstü bir atakla gelişerek, göz çarpıcı başarılar elde etti. 2018'de, Çin'in GDP'si 13.6 trilyon doları aştı ve son birkaç yıldır dünyanın en iyi ikinci ekonomisi konumunda yer alıyor. Kişi başına düşen GDP 10 bin dolara yaklaştı. Çin, dünyanın en büyük emtia ticareti, en büyük imalat sektörü ve en büyük döviz rezervine sahip. Çin'de 130 bin kilometre olan demiryolu hattından 30 bin kilometresi yüksek hızlı demiryolunu kapsıyor ve yine en uzun yüksek hızlı demiryolu hattına sahip. Kapsamlı modern bir sanayi sistemi kuruldu ve 220'den fazla sanayi üretimi ile Çin, dünyada ilk sırada yer alıyor. İnovasyona da bir o kadar önem veren Çin, 2018'de, dünyadaki 10 büyük internet şirketinden 3 tanesi ile bu listede yerini aldı. Patent başvurusu 2018 yılında Çin'de 1.54 milyona ulaştı ve yetkilendirilmiş sayı 432 bine ulaştı. Bu iki rakam da dünyada yine ilk sırada yer alıyor. Çin, kendini geliştirirken uluslararası camia ile arasındaki iletişimi de derinleştirerek dünya ekonomisine daha da büyük katkılarda bulunuyor. Dünyanın en büyük 2. ekonomisi olarak, Çin'in dünya ekonomisinin büyümesine katkısı %30'u aşmış olup dünya ekonomisinin büyümesine en büyük katkı sağlayan ülkedir.

Karşılıklı saygı, işbirliği ve ortak kazanç ilkelerini kararlılıkla sürdüren Çin, dünya barışını savunmaya ve ortak kalkınmayı hızlandırmaya çalışıyor, insanoğlunun kader birliğini inşa etmeye devam ediyor. Bu, Çin'in uyumlu gelişim arayışının geleneksel kültüründen besleniyor aynı zamanda modern Çin liderliğinin küresel değişim ve insanoğlunun gelişmesi konusundaki önemli sonuçları özetliyor ve bu Çin'e özgü büyük devlet diplomasisinin teorisi ve pratiğinin sağlam zeminini simgeliyor.

Kuşak Yol İnisitatifi, Çin'in kader birliğini inşasının önemli bir göstergesidir. 2013 yılında, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konan Kuşak Yol, güzergahındaki ülkeler arasında bağlantı kurulmasını ve bu ülkeler arasında çok boyutlu, aktif, dengeli ve sürdürebilir kalkınmayı gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Tecrübelerimize dayanarak, uluslararası camianın bu inisatifi sıcakkanlılıkla karşıladığını söyleyebiliriz. 6 yılda, 150'yi aşkın ülke ve uluslararası örgüt Kuşak Yol'un ortak inşasına katıldı. Çin güzergahındaki ülkeler ile arasındaki toplam ikili ticaret hacmi 6 trilyon doları aştı ve yine Çin yurt dışına 90 milyar doları aşan direkt yatırımlarda bulundu ve güzergahındaki ülkeler ile 82 tane ekonomik ve ticari işbirlirliği bölgesi inşa etti. Bu ülkeler için 300 bin küsür istihdam ve milyarlarca dolarlık vergi geliri sağlanmış oldu.

Çin'in liderliğinde kurulan İpek Yolu Fonu ve Asya Altyapı Yatırım Bankası, güzergahındaki ülkeler ile yol bağlanto projeleri için finansal kolaylıklar sağladı.

Geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen II. Kuşak Yol Forumunda sadece şirketler arasında imzalanan anlaşmaların toplam hacmi 64 milyar dolara ulaştı, bu da Kuşak Yol'un güzergahındaki ülkelere sağladığı kalkınma fırsatlarını gözler önüne seriyor.  

Kara ve Deniz İpek Yolunun kesiştiği nokta olan Türkiye, Çin'in Kuşak Yol İnisiyatifinin doğal partneridir. Türkiye'de Avrasya Tüneli, İstanbul'un 3. Köprüsü ve Kars-Tiflis-Bakü demiryolu hizmete girmiş, Türkiye üzerinden Çin'i ve Avrupa'yı birbirine bağlayan demiryolu ağı kendini ortaya çıkarmıştır.

2015 yılında, hükümetlerimiz Kuşak Yol ve Orta Koridor uyumlaştırma muhtırasını imzaladı. Son yıllarda, demiryolu, enerji, liman, telekomünikasyon ve finans gibi çeşitli sektörlerdeki işbirlikleri de gitgide derinleşiyor. Bunlardan birkaç tanesi, Ankara-İstanbul hızlı tren hattının ikinci etabının hizmete girmesi, Çin şirketleri konsorsiyumu tarafından satın alanına Kumport Limanının kar edinmeye başlaması, ICBC ve Bank of China'nın Türkiye finans piyasasına girişi, Çin şirketi tarafından inşa edilen Tuz Gölü yer altı doğalgaz deposunun hizmete girmesi, Huawei, ZTE gibi öncü şirketlerin Türkiye'ye yatırımı artırması ve hatta Çin devi Alibaba'nın Türkiye piyasasında yer alması.

Kısaca, Çin ve Türkiye'nin Kuşak Yol çerçevesindeki işbirliği ile başarılı projelere imza atıldı. Verilere göre, son 6 yılda, ikili ticaret hacmi 100 milyar dolara ulaştı ve Çin şirketlerinin Türkiye'deki yatırım hacmi %120 oranla büyüdü. 1000'e yakın Çin şirketi Türkiye'de temsilcilik açtı ve Türkiye'ye çok sayıda istihdam sağlandı.

Geçtiğimiz 2 Temmuz'da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin ziyaretinde bir araya geldiler, ekonomik ve ticari alandaki işbirlikler için yeni planlar yaptılar. Liderlerin yönlendirmeleri ve iş dünyasının çabalarıyla, her iki taraf, Kuşak Yol ve Orta Koridor'u birbirine daha da yaklaştıracak mega projelerin ve halkın yararına olan orta ve küçük ölçekli projelerdeki işbirliklerin devam edeceğini, şirketlerin yenilenebilir enerji, nükleer enerji, temiz kömür ve 5G gibi ileri teknoloji alanlarında işbirlliğe teşvik edeceklerini bildirdiler.

Kuşak Yol işbirliğimizin büyük bir potansiyele ve parlak bir perspektife sahip olduğunu söyleyebiliriz. Çin'in, iki devlet başkanının görüş birliğini ortaklaşa uygulamak ve yeni bir başlangıç noktasında daha iyi sonuçlar elde etmek, ayrıca ikili ekonomik ve ticari işbirliğini ilerletmek adına Türkiye ile birlikte çalışmaya hazır olduğunu söyleyebiliriz.

İçinde olduğumuz dünya hızla gelişiyor. Çin tarafı öteden beri, reform ve dışa açılım ile dünya ülkeleri arasındaki iletişim ve deneyim aracılığıyla, ülkelerin kalkınmasının ve dünya barışının ancak sağlanabileceğini savunuyor. Bu hem Çin'in yakın dönem tarihinden aldığı ders, hem de son 40 yıldır süregelen reform ve dışa açılım tecrübelerrinden kaynaklanıyor.

Özellikle modern bilim ve teknoloji ile birlikte, insanoğlunun toplum ve üretim ilişkilerinde derin devrimler gerçekleşti. Vurgulamak istediğimiz, sadece karşılıklı saygı, işbirliği ve ortak kazanç ilkeleriyle dünya barışını savunmak ve ortak kalkınmayı hızlandırmak esasıyla, tüm insanlığın kader birliğini inşa etmeyi hızlandırırsak, dünya ülkeleri de ortak refahı geliştirebilir ve ilerleme kaydedilebilir.

Günümüzde ülkelerin ekonomileri birbirine sıkıca bağlı durumda, böyle bir trende karşı hareket edip, zaman uygun olmayan zero-sum düşüncesinde ısrar etmek, korumacılık ve baskı yaratmak, diğer ülkenin kalkınmasını kısıtlayarak kendi liderliğini korumak gibi hareketler olası değil. Kendi keyfince ticaret savaşı başlatmak, her iki tarafa da zarar getirir, küresel endüstri zincirindeki tarafların çıkarlarını zedeleyerek dünya ekonomisinin büyümesi kısıtlanır. İşte, Çin tarafı, tek taraflılık ve korumacılığa kararlılıkla karşı çıkıyor. Çin'in ve ülkelerin çıkarlarını zedeleyecek faaliyetler ile mücadele devam edileceğini vurgulamak istiyorum.

Dışa açılım hem Türkiye'nin tarihi geleneği, hem de modern ekonomisinin büyümesindeki önemli bir faktördür. Türkiye dahil olmak üzere, uluslararası camia ile her alanda iletişimi güçlendirmeyi, küresel ekonomiyi korumayı, korumacılık ve ekonomik zorbalığıa karşı çıkmayı ve dünyanın işleyen düzenini savunmayı arzu ediyoruz.

Marmara Grubu Vakfı, Avrasya ekonomik işbirliğini hızlandırmayı amaçlıyor, uzun zamandır çeşitli büyük ölçekli ekonomik ve ticari etkinlikler organize ediyor, güçlü bir şekilde Avrasya ülkelerinin ekonomik ve ticari temasları ve endüstriyel iletişimi hızlandırıyor. Bu da, Kuşak Yol İnisiyatifi'nin ana teması ile ortak noktalarını paylaşıyor. Vakıf, Türkiye'de Kuşak Yol'un üzerinde en erken araştırmalar yapan kuruluş, her yıl düzenlediği Avrasya Ekonomi Zirvesi ile Çin tarafının diğer taraflarla Kuşak Yol'u inşa etmeyi tartıştığı önemli platformdur. Başkonsolosluk, Marmara Grubu Vakfı ile daha da sıkı temaslarda bulunmaya devam edecek. Biz, Türkiye'de Kuşak Yol'un inşasına olan ilgi ve destek verecek kuruluşların daha da artmasını ümit ediyoruz. Böylece Kuşak Yol'un inşasını hızlandırabilir, iki ülkenin her alandaki iletişimi daha yüksek bir seviyeye taşıyabiliriz.

'Ortak fikirde olanlar, mesafeyi önemsemez.'

Çin ve Türkiye iki ülkenin kapsamlı reform değişikliklerini derinleştirmek için kritik bir dönemden geçiyor. Gelişme fırsatları ve olası işbirlikleri son derece geniş bir alana yayılıyor. Her bir alandaki işbirliklerimizin derinleşmesiyle birlikte, iki ülke ilişkilerinin kesinlikle daha güzel bir geleceğe adım atacağına tüm kalbimle inanıyorum. Teşekkür ederim.

 

Arkadaşlara tavsiyeler
       Yazdir