Anasayfa   Başkonsolosluk Hakkında   Çin-Türk İlişkileri   Konsolosluk Hizmetleri   Ekonomik-Ticari İlişkiler   Çin Hakkında   Başkonsolosluğun Sorumlu Bölgeleriyle İlgili   İstanbul'a Gelmek İçin Bilmek Gerekenler 
   Ana Sayfa > Haberler
 
ABD'li Siyasetçilerin Yalanlarına Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan Yanıt
2020/04/03

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü HUA Chunying, ABD'li siyasetçilerin Çin'in salgınla ilgili sayıları sakladığına dair yalanlarına yanıt verdi. İşte bu açıklama:

BLOOMBERG Muhabiri:

Üç ABD’li istihbarat görevlisinin Çin ile ilgili, Çin’in salgının büyüklüğünü sakladığı, vaka ve ölüm sayılarının gerçeği yansıtmadığına dair iddiaları var. Ayrıca ABD’li iki yetkilinin de verilerin gerçek olmadığına dair yorumları var. Çin tarafının değerlendirmesi nedir?

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü HUA Chunying:

Bahsettiklerinizi ve 1 Nisan tarihinde ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun buna benzer iddialarına dair haberleri okudum. Bu kişiler, Çin’in bilerek salgın ile ilgili bilgileri sakladığını, hatta aralık ayında, dünya salgına dair hiçbir şeyi bilmezken, Çin’in 1 aydan fazla süredir Çin’i bu virüsle mücadele ettiğini iddia ettiler.

Çin’in, uluslararası camiayı açık, şeffaf, sorumlu ve eş zamanlı olarak bilgilendirmesine ilişkin, şahsım ve çalışma arkadaşlarım defalarca detaylı açıklamalarda bulundu. Çin hükümetinin ilgili makamlarınca her gün düzenli olarak yayınlanan güncel bilgileri net bir şekilde görebilir, takip edebilirsiniz. Uluslararası kamu sağlığı ve güvenliği konusunda en büyük söz hakkına sahip olan Dünya Sağlık Örgütü ile ilgili salgın ve hastalık kontrolü branşındaki uzmanlara aittir, ağzı yalan ile dolu olan siyasetçilere değil. 1 Nisan’da Cenevre’de yapılan basın toplantısında, DSÖ’nün sorumlu yetkilileri, Çin’in verilerinde şeffaf olmadığına yönelik asılsız suçlamalarını yalanlayıp tekrar eleştirdiler. Şu an ABD’de her gün giderek ciddileşen duruma karşı empati kurabiliyoruz. ABD’deki bazı kimseler, yalan uydurup, salgınla mücadele sorumluluğunu başkalarının üstüne atma konusunda acelesi olduğunu anlıyorum. Onlarla anlamsız bir polemiğe girmek istemeyiz fakat bu kişilerin sayısız terbiyesizliği, yalanları ve karalamalarına karşı, sizlere gerçekleri tekrar anlatmak zorundayım.

Bildiğiniz gibi, Wuhan, ilk vakanın rapor edildiği şehir. Fakat bu hastalık ilk nerede ve ne zaman çıktı sorularını sormak gerekiyor. Son dönemde, bunun hakkında çok fazla bulgu ve haberleri görüyoruz. İtalya, İngiltere, ABD ve Avustralya’dan bazı uzmanlar, uluslararası elit akademik dergi olan “Nature Medicine” de birçok ilgili tez yayınladı. Virüsün kaynağına ilişkin, Çin hükümetinin tutumu her daim aynıdır. Bunun son derece ciddi bir sorun olduğunu ve mutlak surette profesyonel uzmanların gerçek temelinde bilimsel ve profesyonel bakımdan karar vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Şu ana kadar, birçok uzman görüşünü paylaştı. Bu tür bilimsel, güvenilir ve profesyonel görüşlere, ABD’deki o şahıslar da dahil olmak üzere, tüm taraflarca değerlendirilmesi ve saygı gösterilmesi gerekir. Çin, DSÖ uzmanlarından oluşan ekibi Wuhan’a durumu yerinde incelemek için davet etmişti. Eğer, ABD’deki bu kişiler bu konuda bu kadar ısrarcıysa, DSÖ uzmanlarını ve uluslararası uzman ekipleri ABD’ye durumu yerinde incelemesi ve araştırma yapması için davet etmesini tavsiye ederiz.

Çin’in salgınla mücadelesinin zaman haritası çok net, herkes kamuya açık haberlerde görebilirsiniz. 27 Aralık 2019, Hubei Eyaleti’de ZHANG Jixian, kabul ettiği 3 vakayı ilgili makamlara bildirdi. 29 Aralık’ta, Hubei ve Wuhan hastalık kontrol merkezleri ve hastaneleri salgın araştırmalarına başladı. 30 Aralık’ta, Wuhan Salgın Komisyonu tarafından “Nedeni belli olmayan zatürrenin tedavi çalışmalarına ilişkin acil genelge” yayınlandı. 3 Ocak 2020 tarihinde, Çin tarafı DSÖ ve ABD dahil olmak üzere, diğer ülkeler ile elde ettiği bilgileri paylaşmaya başladı. 8 Ocak’ta patojen belirlendi. 11 Ocak’ta, virüsün tam gen dizisi DSÖ ve tüm dünya ile paylaşıldı. 23 Ocak’ta, Çin hükümeti Wuhan şehrini karantina altına aldı. Çin hükümetinin tedbirleri kararlı, tam zamanlı, güçlü ve en iyi bir şekilde, Çin halkının can güvenliği ve sağlığını da koruma altına aldı. Salgının dünyaya yayılmasının önüne geçmek adına da değerli bir zaman dilimi kazandırdı. Dün ifade ettiğim gibi, “Science” dergisinde, İngiliz ve ABD’li araştırmacıların yayınladığı raporda, Çin’in salgınla mücadele tedbirlerinin başarılı bir şekilde virüsün daha fazla yayılmasının önüne geçtiğini, diğer ülkelerin önlem alabilmesi için zaman kazandırdığı bilgisi verildi. Son günlerde, ABD Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Enstitüsü Başkanı Anthony Fauci, ABD’de denilen “Çin’in ABD’ye üç ay önce haber vermesi gerekiyordu” söylemlerini reddetti, çünkü bu gerçeğe aykırı dedi, ve bu haber birçok basın kuruluşunda yer aldı. Son dönemde yine önde gelen tıp dergisi “Lancert” genel yayın yönetmeni de BBC’deki bir programda, “Çin’den verilen mesaj son derece net, fakat biz şubat ayının tamamını boşuna harcadık ve bu tamamen ulusal bir skandal” değerlendirmesinde bulundu.

Çin daima elinden geleni yaparak şeffaf ve sorumlu davranmaya özen gösteriyor. Eğer ilk vaka Çin değil de ABD’de görülseydi, ABD bu durumu Çin’den daha iyi bir şekilde mi üstesinden gelecekti? Bunun cevabını da ABD’de Çin’i suçlayan bu kişiler tüm dünyaya açıklayabilir mi? 15 Ocak’ta ABD Covid-19 hakkında uyarı yayınladı, 25 Ocak’ta ABD Wuhan Başkonsolosluğu’nu tahliye etti, 2 Şubat’ta Çin vatandaşlarının ve son 14 gün içinde Çin’de bulunmuş yabancı kişilerin ülkeye girişini yasakladı. Bundan sonraki iki ayda ABD ne yaptı, bunu da açıklayabilirler mi? New York Times gazetesinin 11 Mart tarihli haberine göre, ABD’de doktor olan Helen Y. Chu, ocak ayından itibaren ABD’deki salgın ile ilgili uyarılarda bulunuyordu, hatta şubat ayında test sonuçlarını ABD’nin ilgili makamlarına iletti fakat bu doktor, bilgi yayınlamamak ve test yapmayı durdurmak konusunda zorlandı, bunun da sebebini açıklayabilirler mi? Şubat ayı sonunda Beyaz Saray yetkilileri ve sağlık uzmanları salgın hakkında açıklamada bulunmadan önce Başkan Yardımcısı Mike Pence’nin ofisinden onay alınması talep edildi, bunubunun da sebebini açıklayabilirler mi? 2 Mart tarihinde, ABD hastalık kontrol merkezi test sayısı ve can kayıplarına ilişkin verileri paylaşmayı durdurdu, bunun da neden olduğunu açıklayabilirler mi? Yine 2 Mart’ta, ABD Presbyterian Hastanesi doktoru CNBC programında, bulunduğu hastanedeki sağlık birimlerinin, şüpheli hastalar için test yapılması için yalvardıklarını anlattı, bunun sebebi de lütfen, neden? Şunu net bir şekilde gördük; çok sayıda ABD’li basın kuruluşu bile, ABD’li siyasetçilerin beceriksizliğini savunmak için bahaneler üretme ve kurban aramasını durdurma çağrısında bulunuyorlar.

ABD’nin karşılaştığı zorluklar ve bazı siyasetçilerin baskılarını biliyoruz, ABD halkının salgından dolayı yaşadıklarına üzülüyoruz, insani ilkeler doğrultusunda ABD’ye gerekli yardım ve destek vermeye hazırız. Ama bu birkaç ABD’li siyasetçinin açıklamaları ve takındığı tavırları yüzsüzlüktür, terbiyesizliktir. Defalarca bıkmadan açıkladık. Suçlamak, karalamak ve sorumluluğu başkasının üstüne atmak, kaybedilen zaman telafi etmez, yalan söylemeye devam etmek sadece daha fazla zamanın boşa gitmesine ve daha fazla can kaybına yol açar. Samimiyetle, bu siyasetçilere bir tavsiyede bulunmak istiyorum: Siyasetçi olarak, bu saatte kendi halkının can güvenliğini, siyasetin üstüne koymalısınız. Halkın can güvenliği ile siyaset için oynamak ahlaki ve insani değildir, ABD halkı da dahil olmak üzere, tüm dünya halkı tarafından bu hareket ortak bir şekilde kınanmalıdır. Bu şahıslara, derhal çalışmaya ağırlık verip, yön değiştirmelerini, bütün gücünü salgınla mücadele ve ABD halkının can güvenliğini korumak adına harcamasını tavsiye ederim.

Bu açıklamayı yaparken, sizlerin de sürekli başınızla beni onayladığını gördüm ve bahsettiğim konularda ortak fikrimizin olduğunu düşünüyorum. Umarım, Çin tarafının bu çağrısını, objektif, kapsamlı ve mümkün olduğu kadar tüm ABD halkına ve özellikle bahsettiğimiz bu şahıslara iletebilirsiniz. Teşekkür ederim.

Arkadaşlara tavsiyeler
       Yazdir