Anasayfa   Başkonsolosluk Hakkında   Çin-Türk İlişkileri   Konsolosluk Hizmetleri   Ekonomik-Ticari İlişkiler   Çin Hakkında   Başkonsolosluğun Sorumlu Bölgeleriyle İlgili   İstanbul'a Gelmek İçin Bilmek Gerekenler 
   Ana Sayfa > Haberler
 
Başkonsolos: Çin'in Çok Taraflılığı Savunma Kararlılığı, Dünyanın "Soğuk Kışına" Sıcaklık Kattı
2021/01/29

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 25 Ocak'ta Dünya Ekonomik Forumu'nun Davos Gündeminde "Çok Taraflılık Meşalesi ile İnsanoğlunun Gelecek Yolunu Aydınlatalım" başlıklı özel bir konuşma yaptı. Devlet Başkanı Xi, dünyadaki karmaşık sorunları çözme yolunun, çok taraflılığı savunmak ve uygulamak ve insanoğlunun kader birliğinin inşasını teşvik etmek olduğunu öne sürdü. Pek çok analist, Çin'in bu açıklamasının "soğuk kış" ortasındaki dünya ekonomisine sıcaklık getirdiğine, gelişmekte olan ülkelerin meşru kalkınma haklarını talep etmeleri ve eşit haklar, eşit fırsatlar ve eşit kuralları teşvik etmeleri için çağımızın güçlü sesi oluşturduğuna inanıyor.

Bundan bir hafta önce, Çin’in 2020 yılına dair ekonomik verileri açıklandı. İlk hesaplamalara göre, 2020 yılı Çin GSYİH'si 101,6 trilyon yuan (Yıllık ortalama döviz kuruna göre yaklaşık 14,7 trilyon ABD Doları) seviyesini gördü ve yüzde 2,3'lük büyüme kaydederek geçen yıl pozitif büyüyen tek büyük ekonomi oldu. Çin ekonomisinin güçlü bir şekilde toparlanması bir tesadüf değil, şans eseri de değil, Çin hükümetinin ve tüm Çin halkının çetin koşullarda mücadelesi ve çabasından kaynaklanıyor, bu da çok taraflılığına dayanarak karşılıklı yarar ve kazan-kazan ilişkisinin bir sonucudur. Bu başarı sadece Çin halkını memnun etmekle kalmadı, aynı zamanda dünyadaki tüm ülkelerin el ele salgının zorluklarıyla başa çıkmasının güvenine ilham kaynağı oldu. Pek çok insanın merak ettiği şey, Çin bunu nasıl gerçekleştirdi?

Bence, en önemli olan “önce insan” anlayışıdır. Salgın bu kadar şiddetli bir şekilde yaşanırken, tüm ülkeler kaçınılmaz bir ikilemle karşılaştı: Salgını önlemek ile ekonomik kalkınma nasıl dengelenecek? Çin, Bahar Bayramı tatilinden sonra, işe yeniden başlamada her bir gecikilen gün için, Çin'in GSYİH'sından yaklaşık 150 milyar yuan (yaklaşık 22 milyar ABD Doları) kaybedecekti! Ancak, Çin'de bir atasözü der ki, "Hayat, Taishan Dağı'ndan daha ağırdır". 100 yıllık tarihinde her zaman “Halk merkezli olma” ilkesini vurgulayan Çin Komünist Partisi, salgınla mücadelenin başlangıcından bu yana, halkın can güvenliğini ve sağlığını ilk sıraya yerleştirdi ve virüsün yayılmasını mümkün olduğu en kısa sürede durdurmak için stratejik olarak "uzun vadeli ağrı" yerine "kısa vadeli acıyı" tercih etti. Ancak insanlar sağlıklı olduğunda, ekonomi yeniden büyüme rayına dönebilir ve yalnızca halkımıza dayanarak ortak bir güç oluşunca bu savaş kazanılabilir.

İkinci olarak bilimsel karar alma ve planlı bir şekilde uygulama diyebilirim. COVID-19 dünyaya ilk geldiği zaman nasıl bir virüs olduğunu kimse bilmiyordu. Çin hükümeti, bilimsel araştırma ve karar alma temelinde en kapsamlı, en ayrıntılı, en titiz önlem ve kontrol tedbirlerini uygulayarak, yaklaşık 1 ay içinde salgının yayılmasını kontrol altına aldı, yaklaşık 2 ay içinde yerel günlük yeni vaka sayısını tek haneli seviyeye indirdi ve yaklaşık 3 ay içinde de, Wuhan şehri ve Hubei Eyaleti'nin savunmasında, belirleyici sonuçlara ulaşıp, ulusal salgını önleme ve kontrol savaşında önemli stratejik başarıyı elde etti. Aynı zamanda, Çin bu süreçte deneyimlediklerini DSÖ ve diğer ülkeler ile anbean paylaştı, farklı teknik özellikleri ile birkaç aşı çeşitlerinin araştırma ve geliştirmelerini aynı anda başlattı, tıbbi malzeme üretiminde zamanla yarıştı ve güçlü bir yurtiçi ekonomik toparlanma için iş, üretim, ticaret ve pazarlamaya yönelik yeniden başlama sürecini hızlandırdı, proaktif maliye politikası ve ihtiyatlı para politikasını uygulamaya koydu.

Üçüncü olarak da, Çin ekonomisinin güçlüdayanıklılığı ve canlı yapısı diyebiliriz. Devlet Başkanı Xi, "Çin ekonomisi küçük bir gölet değil, denizdir" demişti. Pazar büyüklüğü açısından bakıldığında, Çin 1,4 milyar nüfusu ve 400 milyondan fazla orta gelir grubundan oluşan devasa bir satın alma gücüne sahip. Bu, sadece Çin'in ekonomik kalkınmasının garantörü ve güçlü bir motoru değil, aynı zamanda dünya ekonomisi için de bir büyüme ve canlılık kaynağıdır. Pazar talebi açısından bakıldığında, Çin'in kişi başına düşen GSYİH'si iki yıldır üst üste 10.000 ABD dolarını aşarak, üst-orta gelirli ülkeler arasında sağlam bir şekilde yer alıyor. Endüstriyel sistem açısından bakıldığında, Çin’in dünyadaki en eksiksiz endüstriyel kategoriye sahip olan ülkelerden biri olarak, 220'den fazla endüstriyel ürünün üretimi dünyanın birinci sırada yer almaktadır. 2020 yılındaki nadir zorluklar ve engellerle karşılaşmasına rağmen, Çin Komünist Parti sözünü tutup Çin halkına cesaret vererek liderlik ederek hedefe doğru ilerledi ve son etapta bulunan kırsal kesimdeki 5,51 milyon yoksul insanı ve 52 yoksul ilçeyi yoksulluktan kurtarmayı başardı. Bu da yeni dönemde yüksek kaliteli kalkınma için yeni pazar ve ivme gücü sağlandığı anlamına geliyor.

Son ama önemli bir sebep daha var ki, tam da Devlet Başkanı Xi'nin Davos'taki özel konuşmasının odak noktası olan, insanoğlunun kader birliği ve çok taraflılığı kararlı bir şekilde savunmasıdır. İnsanoğlu, salgının küresel yayılmasıyla ciddi tehdit altında bulunurken, bazı ülkeler hala kapalılığı ve münhasır politikaları uygulayarak uluslararası sahalarda "küçük kulüpler" ve "yeni soğuk savaşlar" yürütüyor ve diğer ülkeleri püskürtüyor, tehdit ediyor ve korkutuyor. Her fırsatta başkalara bağlılığı koparma, arzın önünü kesme ve yaptırım uygulanması ile tehdit ediyor.Yapmış olduğu her şey insanoğlunun karşılıklı güvenmeme ve izolasyonuna yol açacak, dünyayı bölünmeye ve çatışmaya götürecektir. Çin ise, uluslararası yasalar temelinde istişare ve işbirliği ile zamana ayak uydurmakta ısrar etmekte ve dünyayı daha açık bir şekilde kucaklamakta kararlıdır. 2020 yılında, Çin'in dış ticaret hacmi yıllık %1,9 artışla yaklaşık 4,65 trilyon ABD Doları seviyesine ulaştı ve fiili yabancı sermaye kullanımı (FDİ) yıllık %4,5 artışla 144,37 milyar ABD Doları çıktı. Çin Uluslararası Hizmet Ticareti Fuarı, Kanton Fuarı ve Uluslararası İthalat Fuarı gibi önemli fuarlar, planlandığı zamanda gerçekleştirildi. Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (RCEP) başarıyla imzalandı. Çin-AB Yatırım Anlaşması müzakereleri başarıyla tamamlandı. Aynı zamanda Çin’in Türkiye dahil olmak üzere bir çok ülkeler ile, Kuşak Yol İnisiyatifi çerçevesindeki işbirliği derinleşmeye devam etti. Çin-Türk işbirliği öne çıkan örnekler ise EMBA termik santrali projesinin başlanması, Kalyon güneş paneli fabrikasının tamamlanarak üretime geçmesi ve Türkiye'den Çin'e giden ihracat trenin Xi'an şehrine başarıyla ulaşması yer almaktadır.

"Soğuk kış baharın gelmesini durduramaz, karanlık sabah şafağını gizleyemez." Geçtiğimiz yıl, Çin ve Türkiye halkı salgınla mücadelede birbirlerine yardım ederek destek vererek dünyaca göze çarpan ekonomik başarılara ulaştı. 2021 yılı ise, Çin ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50. yıl dönümüdür. Muhteşem tarih ve kültürel zenginliğe sahip olan Çin ve Türkiye, el ele vererek çağdaş yüksek kaliteli Kuşak Yol’un yeniden canlandıracağından, milli kalkınmayı başaracağından ve halkımızın yüzyıllık refah ve mutluluk hayalini gerçekleştireceğinden hiç şüphem yoktur. İnsanoğlu tek bir dünyada yaşıyor ve ortak bir geleceğe ilerliyor. İster mevcut krizle başa çıkmak ister daha iyi bir gelecek yaratmak için, insanoğlunun ortak çalışması, birleşmesi ve işbirliği yapması gerekiyor. Çin, Türkiye dahil dünyadaki tüm ülkelerle beraber küresel yönetişimi iyileştirmeyi, ekonomik küreselleşmeyi daha açık, kapsayıcı, faydalı, dengeli ve kazan-kazan bir şekle getirmeyi ve kalıcı barışçıl, evrensel güvenli, ortak müreffeh, açık ve kapsayıcı, temiz ve güzel bir dünya inşa etmeyi hazır bulunmaktadır.

Arkadaşlara tavsiyeler
       Yazdir