Anasayfa   Başkonsolosluk Hakkında   Çin-Türk İlişkileri   Konsolosluk Hizmetleri   Ekonomik-Ticari İlişkiler   Çin Hakkında   Başkonsolosluğun Sorumlu Bölgeleriyle İlgili   İstanbul'a Gelmek İçin Bilmek Gerekenler 
   Ana Sayfa > Haberler
 
Başkonsolos CUİ Wei Dünya Gazetesi'ne Yazdı: Çin'e Yarım Yıllık Ekonomik Verilerden Bakış
2021/08/04

4 Ağustos'ta, Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, Dünya Gazetesi'nde "Çin'e yarım yıllık ekonomik verilerden bakış" yazısını yayınlamıştır. Yazının tam metni:

Çin Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) 15 Temmuz tarihinde 2021'in ilk yarısına ait ekonomik büyüme verilerini yayınladı. Yılın ilk yarısında, Çin'in GSYİH'sı 53.2 trilyon yuan (yaklaşık 8,2 trilyon dolar) olup, yıllık bazda %12,7 büyüme ve iki yıllık ortalama olarak %5,3'lük büyüme kaydedildiği belirtildi. Çin ekonomisi, Covid-19 salgınının "büyük sınavından" geçti. Bu yılın ilk yarısına ait ekonomik veriler, Çin ekonomisinin toparlanma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlediğini, güçlü bir dayanıklılığa ve canlılığa sahip olduğunu ortaya koydu.

Tüketimin ekonomi üzerindeki etkisi güç kazandı. Ekonomik büyümenin "temel taşı" olarak iç talebi genişletme ve tüketimi artırma politikası uygulanmaya devam ederken, yılın ilk yarısında nihai tüketim harcamalarının ekonomik büyümeye katkı oranı %61,7 olup, ekonomik büyümeyi 7,8 puan artırdı.

Endüstrinin destekleyici rolü sürekli olarak güçlendirildi. Yılın ilk yarısında, hizmet sektörünün katma değeri 29,66 trilyon yuan (yaklaşık 4,5 trilyon dolar) olup, yıllık bazda %11,8'lik bir artışla GSYİH'nın %55,7'sini oluşturmuştur. Hizmet sektörünün ülke ekonomik büyümesine katkı oranı %53,0 olup, ekonomik büyümeyi 6,7 puan artırmıştır. Sanayi üretimi hızlı büyümesini sürdürürken, sanayi katma değeri bir önceki yıla göre %8,8 artarak ekonomik büyümeyi 2,8 puan artırmıştır. İmalat sanayi katma değeri ise bir önceki yıla göre %9,2 artarak GSYİH'nın %28,3'ünü oluşturmuştur.

Yeni sektörlere yatırım hızla artış gösterdi. Çin'in yeni ekonomik kalkınma enerjisi hızla büyüdü, kalite ve verimlilik istikrarlı bir şekilde iyileştirildi, yüksek teknoloji üretiminin katma değeri yıllık bazda %22,6 arttı ve yenilenebilir enerji araçlarının, endüstriyel robotların ve entegre devre üretiminin performansı da göz alıcıydı. Bunlar aynı zamanda Çin ekonomisinin teknolojik ilerleme, dijital ekonomi ve yeni teknolojik altyapı gibi yeni ekonomik büyüme motorlarına geçişini hızlandırdığını gösteriyor.

Ticaret yapısı optimize edilmeye devam edildi. Yılın ilk yarısında, Çin'in toplam mal ithalatı ve ihracatı yıllık bazda %27,1'lik bir artışla 18,07 trilyon yuan (yaklaşık 2,8 trilyon dolar) olup, küresel ticaretin temelinin istikrara kavuşturulmasında ve küresel ticaretin toparlanmasını teşvik etmede önemli bir rol oynadı. Eskiye oranla daha açık bir Çin pazarı mevcut olup iş ortamı sürekli iyileşmekte ve dış ticaret iyi gelişme ivmesine devam ederek Çin ekonomisine yeni gelişimler yönünde pencere görevi görmektedir.

Yabancı yatırımın çekiciliği artmaya devam etmiştir. Bu yılın Ocak-Haziran döneminde Çin'in fiilen yabancı sermaye kullanımı, yıllık bazda %28,7'lik bir artışla 607,84 milyar yuan (yaklaşık 90,96 milyar dolar) oldu. Bunlar arasında yüksek teknolojik hizmet sektörü %42,7, yüksek teknolojik imalat sektörü ise %29,2 oranında arttı. Bu yılın ilk yarısında 31 çok uluslu şirketin bölge merkezi ve 12 yabancı sermayeli Ar-Ge merkezi Çin'in en büyük ekonomik merkezi ve önemli bir uluslararası finans merkezi olan Shanghai'ya yerleşti. Şu ana kadar çok uluslu şirketlerin Shanghai'da toplam 802 bölge merkezi ve 493 yabancı sermayeli Ar-Ge merkezi kurması, Çin ekonomisinin yabancı yatırımlar için son derece çekici olduğunu gösteriyor.

Yukarıda listelediklerim elbette Çin'in başarısıdır, aynı zamanda dünya için de büyük önem taşımaktadır. Çin'in dünya ekonomik büyümesine katkısı, uzun yıllardır %30 civarında seyretmekte olup, Çin dünyanın en büyük "ekonomik motoru" haline gelmiştir. Yılın ilk yarısındaki duruma bakılırsa, bu eğilim değişim göstermemiştir. Dünya Bankası'nın bu yıl Haziran ayında yayınladığı "Çin Ekonomi Bülteni", Çin'in ekonomik büyüme tahminini tekrar %8,5'e yükselterek, Doğu Asya ve Pasifik'teki 2021'deki güçlü toparlanmanın esas olarak Çin'in ekonomik büyümesinden kaynaklanacağına işaret etti. Dünya Bankası Çin Ülke Direktörü Martin Raiser Haziran ayında salgın sonrası dönemde Çin'in iç pazarının öneminden bahsederken şunları vurguladı: "Çin'in iç pazarı sadece bu ülkenin ekonomik kalkınmasının motoru değil, aynı zamanda diğer ülkelerin ekonomik kalkınmasının da motoru olabilir."

Şu anda, Covid-19 salgını hala küresel olarak yayılmaya devam ediyor ve dünya ekonomisinin toparlanmasında birçok belirsizlik mevcut. Bu bağlamda, küresel toparlanma görevi oldukça zor. Çin ekonomisinin yılın ilk yarısında elde ettiği göze çarpıcı sonuçlar, dünya ekonomisinin doğru yola dönmesi, yeniden güven kazanması ve büyümeye başlaması açısından büyük önem taşıyor. Çin ekonomisinin hızlı toparlanmasını destekleyen ve küresel ekonomi için güçlü bir ivme sağlayan, yurtiçi dolaşımın esası olduğu ve yurtiçi ve yurtdışı çift dolaşımın birbirini desteklediği yeni bir kalkınma modeli oluşturduk. Barış, kalkınma, işbirliği ve kazan-kazan bayrağını yüksek tutarak dünyaya daha gerçekçi ve makul bir şekilde ilerleme yönü sağlıyoruz.

Üç hafta önce Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Çin ile Türkiye arasındaki somut işbirliğinde sevindirici gelişmelerin kaydedildiğini, güçlü bir dayanıklılık ve büyük potansiyelin sergilendiğini, her iki tarafın Covid-19'la mücadelesinde yakın ve sıkı bir işbirliği içinde olduğunu ve iki ülke ilişkisine yeni bir renk kattığını belirtti. Bu haftada, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50. yıl dönümünü kutluyoruz. Son 50 yılda, iki ülke arasındaki ilişkiler büyük ilerleme kaydetti, ekonomik ve ticari işbirliği daha verimli sonuçlar verdi: Kuşak ve Yol İnisiyatifi Türkiye'nin "Orta Koridor" stratejisi arasındaki uyumlaştırılmasını güçlendirdi, Çin Türkiye'nin en büyük ikinci ticaret ortağı konumuna geldi ve iki taraf arasındaki SWAP anlaşmasının ölçeği artmaya devam etti ve ayrıca tanınmış Çinli şirketler yerli üretim sürecini hızlandırmak için Türkiye'ye yerleşti.

Hem Çin hem de Türkiye, küreselleşmenin sadık destekçileridir ve bir kazan-kazan durumu elde etmek için Türkiye ile el ele çalışmaya hazırız. İki devlet liderinin vardığı mutabakatı taraflar birlikte uyguladığı sürece, Çin-Türkiye ilişkilerinin önümüzdeki 50 yılda mutlaka daha da gelişeceğine inanıyorum.

 

Arkadaşlara tavsiyeler
       Yazdir