Anasayfa   Başkonsolosluk Hakkında   Çin-Türk İlişkileri   Konsolosluk İşleri   Ekonomik-Ticari İlişkiler   Çin Hakkında   Başkonsolosluğun Sorumlu Bölgeleriyle İlgili   İstanbul'a Gelmek İçin Bilmek Gerekenler 
   Ana Sayfa > Haberler
 
Li Changchun'nun Türkiye'de basına hitaben konuşması
2010/04/16

    Türkiye'yi ziyaret eden Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Daimi Üyesi Li Changchun İstanbul'da Türkiye'deki önemli basın kuruluşlarının yetkilileri ve tanınmış gazetecilerle dün (15 Nisan) yaptığı görüşmede bir konuşma yaptı.

    Li Changchun'un "Temasları Yoğunlaştırarak Dostluğu Arttırıp, Çin-Türkiye İlişkilerinin Sağlıklı ve İstikrarlı Olarak Gelişmesine Güç Katalım" başlıklı konuşma metnini aktarıyoruz:

     Sayın Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik,

     Değerli Konuklar, Bayanlar, Baylar ve Arkadaşlar,

     Uzun geçmişe ve parlak kültürlere sahip olan Türkiye'yi ziyaretimiz sırasında Türkiye'deki önemli basın kuruluşlarının yetkilileri ve mensuplarıyla bir araya gelmekten mutluluk duyuyorum. Bu vesileyle sizlere ve sizlerin aracılığıyla Türkiye halkına Çin halkının derin dostluğunu ve iyi dileklerini sunarım. Uzun zamandan beri Türkiye'deki çeşitli basın kuruluşları ve bugün burada hazır bulunan her arkadaş, ülkelerimiz arasındaki karşılıklı anlayışın artırılması, iki ülkenin halkları arasındaki dostluğun derinleştirilmesi ve somut işbirliğinin hızlandırılmasında yeri doldurulamaz bir köprü rolü oynayarak önemli katkılarda bulundu. Biz, Çin ile Türkiye arasındaki dostluğun gelişmesine emek veren herkese içten teşekkürlerimizi belirtmek istiyoruz.

     Bu ziyaretim sırasında Türkiye liderleriyle ikili ilişkilerin gelişmesi ve her iki tarafı da ilgilendiren sorunlar üzerinde ayrıntılı fikir alışverişinde bulunacağım. Bunun amacı, iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerinin kapsamlı şekilde gelişmesini sağlamak. Çin ve Türkiye birbirlerine çok uzak iki ülke olmasına rağmen, halkları arasındaki dostluk çok eskiye dayanıyor. Tarihten beri halklarımız, dünyaca tanınmış "İpek Yolu"yla ticaret ve kültür temaslarında bulunarak, uygarlığa önemli katkılarda bulunmuştur. Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulduğu 1971 yılından bu yana iki ülkenin üst düzey liderleri arasındaki karşılıklı ziyaretler yoğunlaştı, siyasi güven sürekli artırıldı. Ekonomik ve ticari işbirliği hızla genişledi ve kültür alanındaki iletişim günden güne yoğunlaştı. İki taraf, uluslararası ve çok taraflı işlerde sıkı bir işbirliği yaptı. Biz, ikili ilişkilerin gelişmesinden memnuniyet duyuyoruz.

     2009 yılında Çin-Türkiye ilişkileri, olağanüstü bir yol katetti. Tarafların ortak çabalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler bir sınavdan geçerek daha istikrarlı ve olgun bir aşamaya girdi. İki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana geçen 39 yıl içinde ikili ilişkilerin gelişme sürecine göz atarsak şu sonuçlara varıyoruz:

      Öncelikle söylemek gerekirse, geleneksel dostluğun devam ettirilerek karşılıklı siyasi güvenin arttırılması, Çin-Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmesi için güçlü bir ilham kaynağı oldu. Yıllar içinde iki ülke liderleri her zaman ikili ilişkilere, stratejik açıdan ve genel gelişme yönünden bakarak, karşı tarafın temel çıkarlarını ilgilendiren sorunlar üzerinde karşılıklı anlayış ve destek ruhu doğrultusunda, ikili dostluk ve işbirliğinin siyasi temelini sürekli sağlamlaştırmaya çabalıyor. İkili ilişkilerde böylelikle yeni gelişmeler sağlandı. Yeni yüzyılın ikinci 10 yılının eşiğinde bunları tekrarlamamızın amacı, iki ülke arasındaki dostluğu sürdürerek ve karşılıklı siyasi anlayışı sürekli artırarak Çin ile Türkiye arasındaki ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı şekilde gelişmesini sağlamak.

     Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişmesi için ikinci itici güç, ekonomik ve ticari işbirliği genişletilerek, karşılıklı yarar ve ortak kazanç yaratılması oldu. Ekonomik alanda birbirlerini tamamlayıcı niteliklere sahip olan Çin ile Türkiye arasında ekonomik ve ticari işbirliği hızla gelişti, sürekli genişledi. Tüm bunlar, iki ülkenin ortak çıkarlarını arttırmanın yanı sıra ikili somut işbirliği içeriğini de zenginleştirdi ve halklarımıza somut yararlar getirdi. Çin ve Türkiye, yeni kalkınan ve gelişmekte olan ülkeler. Sözkonusu noktaları tekrarlamamızın amacı, iki ülke arasında karşılıklı yarar ve işbirliği için sürekli yeni alanlar açıp yeni potansiyeller yaratarak, ikili dostluk ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı şekilde gelişmesine yeni bir dinamizm katılmasını sağlamak.

     Vardığımız üçüncü sonuç, kültür alanındaki iletişimi yoğunlaştırarak halklarımız arasındaki dostluğun arttırılmasının, Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişmesi için sağlam bir temel oluşturmasıdır. Uzun geçmişe ve parlak kültürlere sahip olan Çin ve Türkiye, insanlığın uygarlık yolunda ilerlemesine olumlu katkılarda bulundu. Kültür, eğitim, turizm ve medya gibi alanlardaki temas ve işbirliğinin yoğunlaşmasıyla, iki ülke arasındaki dostluk zenginleştirildi, bu ilişkilerin gelişmesine halklardan da güçlü ve sağlam destek geldi. Eski medeniyet ülkelerinden ikisi olan Çin ve Türkiye olarak bugün bunları gözden geçirmemizin amacı, halklarımız arasındaki dostluğun derinleştirilerek, ikili ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı şekilde gelişmesi için daha elverişli bir toplumsal ortam yaratılmasını sağlamak.

       Dördüncü tespitimiz şudur ki, uluslararası ve bölgesel konularda işbirliğini sürdürerek dünya barışının ve istikrarının ortaklaşa olarak korunması, Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişmesi sonucu ortaya çıkan doğal bir talep. G-20 üyesi ve yeni kalkınan ülkeler olan Çin ve Türkiye, dünyanın çok kutuplu hale geldiği ve ekonomik küreselleşmenin yaşandığı bu süreçte, ortak meydan okumaları göğüsleyerek önemli sorunların çözülmesinde ortak görüş ve çıkarlara sahip. Uluslararası ve bölgesel çerçevede birçok önemli sorunun çözümünde verimli işbirliğinin yoğunlaştırılması, iki ülke halklarının temel çıkarlarına uygun olduğu gibi, bölge hatta tüm dünyanın barış ve istikrarının korunmasına yardımcı olur. Uluslararası ortamda derin değişikliklerin meydana geldiği bu kritik süreçte, Çin-Türkiye işbirliğine küresel açıdan bakarak, Türkiye'yle birlikte tüm insanlığın ortak çıkarları için yeni katkılarda bulunmaya hazırız.

     Bayanlar, Baylar ve Arkadaşlar,

     Çok uluslu ve farklı dinlerin bir arada bulunduğu bir ülke olan Çin'de, farklı etnik gruplar ve farklı dinlere inanan vatandaşlar uyum içinde yaşıyor ve birlikte gelişiyor. Geçen yıl Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 60. yıldönümünü görkemli törenlerle kutladık. Son 60 yıl içinde, özellikle reform ve dışa açılma siyasetinin uygulandığı 30'dan fazla yıl içinde, Çin Komünist Partisi'nin liderliğinde, çeşitli etnik gruplar, yenilik yaratma ruhu doğrultusunda yorulmadan çaba harcayarak dünyanın dikkatini çeken başarılar elde etti. Çok uluslu ve çeşitli kültürlü toplum yapısı, Çin'in refaha kavuşması ve ilerleme kaydetmesine önemli zemin hazırladığı gibi, Çin'in gelecekteki ekonomik ve toplumsal gelişmesi için de önemli bir itici güç olduğunu söyleyebiliriz. Biz, milli özerklik sisteminde ısrar edip farklı etnik grupların hak ve çıkarlarını yasalarla korumaya devam edeceğiz. Azınlık etnik grupların yaşadığı bölgelerdeki ekonomik ve toplumsal gelişmeyi hızlandıracağız, din ve inanç özgürlüğü politikasını izlemeyi sürdürerek, dini çevrelerdeki kişilerin, ekonomik ve toplumsal gelişmede olumlu rol oynamasını sağlayacağız.

      Geçtiğimiz yıl, Çin'in ekonomik gelişmesi için, yeni yüzyıl içindeki en zor yıl oldu. Biz, ekonomik büyümeyi koruma, vatandaşların yaşam seviyesini yükseltme ilkeleri doğrultusunda bir dizi önlem aldık. Küresel finans kriziyle mücadele ederek ekonominin istikrarlı ve nispeten hızlı gelişmesi alanında göze çarpan başarılar elde ettik. Çin ekonomisi genel olarak istikrara kavuşarak yükselişe geçti. 2009 yılında gayri safi yurtiçi hasılasında yüzde 8,7 artış kaydedildi. 2010 yılında, ekonominin istikrarlı ve sağlıklı gelişmesinin korunması, vatandaşların yaşam seviyesinin yükselmesi ve toplumsal uyumun sağlanması alanlarında çabalarımızı sürdürüyoruz ve ekonomi ile toplumun hem iyi hem de hızlı gelişmesine çalışıyoruz.

     Siyasi bakımdan karşılıklı güven duyulan, ekonomi ve ticaret alanında karşılıklı yarar sağlayan, uluslararası konularda sıkı işbirliği yapan Türkiye'nin iyi arkadaşı ve ortağı olan Çin'ın ekonomik gelişmesi, ikili somut işbirliğinin derinleşmesine ve iki ülke halklarının mutluluğuna daha fazla fırsatlar getirecek. 2011 yılında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 40. yıldönümü kutlanacak. İkili ilişkiler, yeni bir tarihi hareket noktasında bulunacak. Çin, Türkiye'nin yeni kalkınan ülkelerden biri ve İslam dünyasının önemli bir üyesi olmasına büyük önem veriyor. Türkiye'yle işbirliğini arttırmaya, medeniyetler arasındaki diyaloğu yoğunlaştırmaya, kalıcı barışa, ortak refaha dayalı uyumlu dünyanın inşasını hızlandırmaya devam ederek, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 40. yıldönümünün, işbirliğimizin artan sonuçlarıyla kutlanmasını bekliyoruz.

     Bayanlar, Baylar ve Arkadaşlar,

     Çin ile Türkiye arasında ilişkilerin gelişmesi sürecinde ortaya çıkan yeni fırsatlar karşısında, ikili dostluk ve karşılıklı işbirliğinin hızlandırılması kapsamında iki ülkenin basın kuruluşlarına önemli sorumluluk ve görev düşüyor. Sizlerin bu alanda birçok şey yapabileceğinize inanıyor ve bu vesileyle iki ülkenin basın mensuplarına üç öneride bulunuyorum.

     Birincisi, iletişim köprüsü aracılığıyla iki ülke ve ülkelerin halkları arasında karşılıklı anlayış ve dostluğun arttırılması. İki ülkenin basın mensuplarının, son derece yüksek toplumsal sorumluluk duygusuyla, kendi ülkesinin vatandaşlarının nesnel ve doğru bir şekilde karşı ülkeye tanıtılmasını sağlayarak, karşılıklı anlayış ve dostluğun arttırılmasında olumlu rol oynaması, ikili dostluk ilişkilerinin sağlıklı gelişmesi için elverişli bir ortam yaratması gerekiyor. Dolayısıyla daha çok sayıda Türk basın kuruluşunun Çin'de temsilcilik kurarak, iki ülke arasındaki iletişim köprüsünü güçlendirmesini bekliyoruz.

     İkinci önerim, stratejik açıdan hareket ederek iki ülke arasında her alanı kapsayan somut işbirliğine yeni katkılarda bulunulması. İki ülkenin basın mensuplarının, işbirliğiyle karşılıklı yarar ve ortak kazanç konularında elde edilen olumlu sonuçlarla ilgili olarak daha çok haber ve yazı yazması, ikili temas ve işbirliği için yapıcı önerilerde bulunması gerekiyor.

     Üçüncü olarak, temas ve işbirliğini sürdürerek, medeniyet diyaloğunu yoğunlaştırıp uyum içinde yaşamın sağlanmasını öneriyorum. Çin ve Türkiye'deki basın kuruluşlarının işbirliğiyle Çin kültürlerini ve turizm kaynaklarını tanıtan internet sitesinin hizmete gireceğini ve Çin Uluslararası Radyosu'nun Türkçe ve Uygurca programlarının Türkiye'den yayın saatleri kiralayarak sizlere ileteceğini memnuniyetle gördük. Önümüzdeki yılın Nisan ayında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 40. yıldönümü dolayısıyla iki taraf arasında bir dizi kutlama etkinliği düzenlenecek. Bu, iki ülke halkları arasında karşılıklı anlayışın gelişmesi için yeni bir köprü inşa edecek. İki ülkenin basın kuruluşları, bu fırsattan yararlanarak, yeni işbirliği kanalları ve biçimleri aramalı, farklı medeniyetler arasındaki diyaloğun hızlandırılması, dünya uyumunun sağlanması konusunda önemli güç olmaya çalışmalıdır.

      Bayanlar, Baylar ve Arkadaşlar,

      Bu yıl Çin, Türkiye'de "Çin'i tanıyalım" başlıklı bir dizi etkinlik düzenleyecek. Bu, Türkiye halkına Çin'i tüm yönleriyle tanıması için yeni bir platform sağlayacak. Bu etkinliğin Türkiye'deki dostlarımız tarafından beğenileceğine inanıyorum. Çin'de şöyle bir ata sözü var. "Birbirini tanımak isteyen için uzak ya da yakın fark etmez, binlerce kilometre uzak olanlar, komşu olabilirler." Tarihi İpek Yolu, Çin ile Türkiye arasındaki dostluk için çok iyi bir örnek oldu. Bugün de halklarımıza bir çağrı yapalım, el ele verip, samimi davranarak, sıkı işbirliği içinde ikili dostluk için yeni bir sayfayı birlikte açalım.

     Herkese teşekkür ederim."

Arkadaşlara tavsiyeler
       Yazdir